Göz kapağı estetiğinde beklenen nedir ?

Göz kapağı estetiğinde beklenen nedir ?

       Göz kapağı estetiği son yıllarda çevremizde sıkça duyduğumuz bir kavram olmaya başladı. Sadece belli bir yaşın üzerinde yaşa bağlı değişikliklerin olduğu kişiler değil, gençler arasında da yaygınlaştı. Hemen sorgulamadan ameliyat olmak isteyenler, ya da gerçekte ameliyatsız düzelmeyecek durumlar için ameliyatsız çözüm arayanlar var.

Göz estetiği derken öncelikle estetikten neyi kast ediyoruz bundan bahsedelim. Estetik yunanca aisthesis’den köken almıştır. Türk Dil Kurumuna göre Türkçeye Fransızca bir kelime olan ‘esthetique’ den gelmiştir. Anlamı duymak ve algılamaktır.  Her alanda estetik kavramı vardır. Güzelliğin oluşturulması ve değerlendirilmesi ile ilgilenir. Tıpta ise kusurlu bir organı düzeltmek ve güzelleştirmek amacıyla uygulanan tüm yöntemleri kapsamaktadır.

Gözler ve bakışlar sosyal iletişimde oldukça önemlidir.  Bakışlarımız karşımızdaki kişiye mutlu-mutsuz, huzurlu-huzursuz, sevimli-sevimsiz, göz teması kurmaktan kaçınan-kaçınmayan gibi bir takım ip uçları verir. Göz kapağı düşüklüğünde kişi mutsuz, uykusu olan ve hatta kendinde olmayacak şekilde ilaç veya alkol almış gibi göründüğünü ifade eder. Göz kapağının aşırı açıklığında ise kişi şaşkın, dehşet içinde bakıyormuş gibidir. Göz kapağındaki şekil bozukluklarının karşıdaki kişinin dikkatini çekmesi nedeni ile göz teması kurmayı da olumsuz etkiler.  Kişiyi rahatsız eden görüntünün düzeltilmesi hangi yaşta olursa olsun özgüveni sağlar, sosyal yaşamını olumlu etkiler.

Yaş alma ile birlikte alın ve kaş düşüklüğü, üst göz kapağında düşüklük ve cildinde sarkma, yağ dokusunun azalması ile üst kapakta çöküklük veya tam tersi üst ve alt kapakta yağ fıtıklaşması sonucu torbalanma olur. Genetik özellikler, uzun süreli güneş ışığına maruz kalma, sigara ve stress bu belirtilerin şeklini ve şiddetini değiştirir.

Gençlerde ise daha çok genetik olarak üst ve alt kapakta çöküklük veya torbalanma, üst kapak cildinde sarkma görülmektedir.

Burada bahsettiğim birçok değişiklik ancak cerrahi yöntemlerle düzelmekle beraber çöküklük veya torbalanmaların bazıları ile kapak cildinde ağır olmayan sarkıklıklar ameliyatsız yöntemlerle de düzeltilebilmektedir.

Hangi yöntemin kime uygun olacağı ancak bu konuda deneyimli olan hekimlerin değerlendirmesi ile mümkündür.

Görmeyi etkilemeyen, belli belirsiz ve hafif olan değişikliklerin düzeltilmesi gerektiği ise tamamen kişisel bir durum olup, olası etki ve yan etkileri sorgulamadan özellikle geri dönüşümsüz yöntemleri tercih etme yoluna gitmemek gerekir.

Paylaş: Pinterest Facebook Twitter Whatsapp Linkedin